• Anasayfa
  • Site Haritası
  • https://facebook.com/fklavyeninsirri
  • https://twitter.com/ikiteknik

  
M
erhaba! 
Türkiye'nin en alternatif
kursu ile hizmetinizdeyiz.

Zaman En Kıymetli Hazinedir, parayla satın alamazsın.
3 Dakikada 120 kelime 
yazma garantisi veriyoruz.
Bize ulaşmak için
0507 587 35 31
BURADAYIZ...
0 312 231 31 35
Tek Hedefimiz
Sizin Başarınızdır.




 
 

Q KLAVYEYE MAHKUM DEĞİLİZ - EKREM ERDEM

Q KLÂVYEYE MAHKÛM DEĞİLİZ!

“Ben Türkçe konuşamıyorum. Hatta okuyamıyorum da. Daha önce hiç Türkiye’de bulunmadım. Dürüst olmak gerekirse Türkiye hakkında pek bir şey de bilmiyorum. O halde neden Türkçe daktilo istediğimi öğrenmek istiyorsunuzdur  tabii. Söyleyeyim: Bence dünyada var olan daktilolar arasında en büyüleyici tuş düzenlerinden birine sahip!”
(Marcin Wichary)

Klâvye İlk defa F klâvyeli bir daktilo edinen Polonyalı Vikari, F klâvyenin tuş düzeninden kendi ifadesiyle büyülenir ve “Sadece Türkçe klâvyeye bakarak diller hakkında öğrendiklerim” başlıklı bir de yazı kaleme alır. “Q•W•E•R•T•Y’ye mahkûm değiliz”, diye yazıya başlayan Vikari, maddeler hâlinde F klâvyenin üstünlüklerini sıralarken, Q klâvyeyi de yerden yere vurur.



Türklere methiyeler yağdıran Polonyalı, Q klâvyeye alternatif üretemeyen ülkeleri ise en sert şekilde eleştirir. F klâvyenin yaygınlaşması için verdiğimiz mücadeledeki hislerimizin de tercümanı olan Vikari yazısında, millî olmanın, kendi kültürünü yaşamanın ve yaşatmanın önemine dikkat çekiyor. Bu metnin İngilizcesini “medium.com”da, Türkçesini de “Dil ve Edebiyat Dergisi”nin 84. sayısında bulabilirsiniz.  Aşağıda okuyacağınız yazıda, hem zaman hem de sağlık açısından hayati bir önem taşıyan F klâvyeyi neden ısrarla savunduğumuzun cevabını bulacaksınız. Dünyada klâvyelerle ilgili bir standart bulunmuyor. Değişik diller için değişik klâvyeler üretilmiş. Fransa için üretilen klâvye A harfi ile başlar ve soldan altı harf AZERTY’dir. İngilizce klâvyenin birinci sırasında soldan ilk altı harf QWERTY’dir. İlk harfi dolayısıyla bu klâvye de Q klâvye olarak adlandırılır. Türkiye için üretilen klâvyede ise, ilk sırada FGĞIOD harfleri bulunmaktadır. F harfiyle başladığı için bunun adına da F klâvye denmiştir. Türkçeye en uygun klâvye olan F klâvye, uzun çalışmalardan sonra, daktilolarda hatasız, en kolay ve en hızlı yazmak amacıyla üretilmiştir.

Q KlâvyeGümrük Yasası’nda standartlara uymayan  klâvyenin ithalini yasaklayan bir maddenin bulunmasına rağmen, F klâvyenin sadece daktilo'lar için geçerli olduğu gibi yanlış ve zorlama yorumlarla, bilgisayar klâvyelerine bu  kuralların uygulanması engellenmiştir. Bu engellemeler sadece üretici firmalarca değil, satıcılar tarafından da yapılmıştır. Bilgisayarların Türkiye’ye ilk geldiği yıllarda, bilgisayar almak için satış noktalarına giden insanlar bilinçsizce, satıcılar kendilerine ne verdiyse onu aldı. Öyle ki satış elemanları, vatandaşı, “Türkçe Q klâvye” diyerek yanlış yönlendirmişlerdir. Kullanıcılar “Türkçe klâvye” sözüne aldanmaktadır. Zamanın bu kadar önemli olduğu günümüzde,  ingilizce için bile verimsiz Q klâvyenin, ülkemizde Türkçe klâvye diye dayatılmasını da doğrusu insan anlamakta zorlanıyor. Ülkemizde tüketicinin bilinçsizliğinin yanında, üreticinin denetimsizliği nedeniyle Q klâvye hayatımıza o kadar girdi ki, artık geriye dönülemez bir hal aldı. Günümüzde üretilen veya ithal edilen dizüstü bilgisayarların neredeyse tamamı Q klâvyedir. Türkiye’de bilgisayar kullanıcılarının büyük bir kesiminin, on parmak yönteminin bilinmediği 140 yıl önce, İngiliz dili için hazırlanan ve Türkçedeki binlerce sözcüğün yazılmasına imkân vermeyen Q klâvyeyi, Türk klâvyesi zannederek kullanması acı bir durumdur. Bunu bir dünya standardı gibi görmeleri ise affedilir gibi değil. Bu durum,  milletçe ne kadar bilinçsiz bir tüketici olduğumuzun da önemli bir göstergesidir. Aslında Q klâvye İngilizceye de uygun değil. Çünkü Q klâvyenin tuş dizilimi daktilonun icat edildiği ilk günden beri değişmedi. İlk yıllarda daktilolar hızlı yazma nedeniyle sık sık bozuluyordu. Daktilonun mucidi Kristofır Latım Şols (Christopher Latham Sholes), bu problemin ancak, kullanıcının yazım hızını yavaşlatarak çözülebileceğine karar vererek, en çok kullanılan harfleri elin en zor
ulaşabileceği noktalara yerleştirdi. Amaç, kullanıcıları  olabildiğince yavaş yazmaya zorlamak ve daktiloların ömrünü uzatmaktı. Bilgisayarlarla birlikte, tuşların hızlı yazmadan kaynaklanan bozulma sorunu ortadan kalkmasına rağmen Q klâvye yaygınlaştığı için bu standart korundu. Bundan dolayı Q klâvye, bilgisayarın verimini düşürmekte ve gereksiz zaman kaybına sebep olmaktadır. Batı’da Q klâvyenin verimsizliğinin tartışıldığını ve bir takım çalışmalar yapıldığını biliyoruz.

Ne var ki, gerek Q klâvyenin yaygınlaşması bahanesi, gerekse imalatçı firmaların baskıları, yeni klâvye çalışmalarını akamete uğratmakta. Q klâvye dayatmasını savunanların sığındıkları belli başlı gerekçelerden biri, kullanımdaki yaygınlık, bir diğeri de “yurt dışına çıktığımızda, ya da İngilizce bir metin yazmak durumunda kaldığımızda ne yapacağız, F klâvyeli bir bilgisayarı nereden bulacağız? İşlerimizi nasıl göreceğiz?” endişesi. F klâvye, İngilizce için de Q klâvyeden daha verimli ve daha rahat bir klâvyedir. Tabii, bunların hepsi bahane... Hepimiz alışkanlıklarımızın esiri olmuşuz. Allah aşkına, yurtdışı seyahatlerde yanımızda bir dizüstü bilgisayar taşımamız çok mu zor?


F Klâvye Ülkemizde de daktilo kullanımı yaygınlaştıkça, yazmayı kolaylaştırmanın yolları da aranmaya başlandı. 1930’larda, Türk dilinin özelliklerine göre yapılmamış, değişik harf dizinleriyle oluşturulmuş, yabancı daktilo klâvyeleriyle yaşanan çalışma sıkıntılarını giderme  konusunda ilk adımlar atıldı. 1946’dan sonra, Türk dilinin özelliklerine uygun, standart bir klâvye geliştirilmesi için resmi makamlarla temasa geçen İhsan Sıtkı Yener’in başkanlığında, içinde yabancı uzmanların da bulunduğu bir komisyon kuruldu. Türkçede kullanılan tüm kelimelerin istatistiğini çıkaran komisyon, parmakların fiziksel güçlerine ve hareket özelliklerine göre, harf tuşlarının sıralamasını yaptığı yeni bir model geliştirdi. Sol el yüzde 49, sağ  el yüzde 51 oranında kullanılacak şekilde tasarlanan yeni klâvyeye harfler yerleştirilirken, Türkçenin fonetik özelliğine uygunluk açısından sesli harfler sol elde toplandı. Türkçedeki harflerin kullanılma oranları, ünlü-ünsüz ses ilişkileri, hece ve söz yapısı,  parmakların kuvvet, yetenek ve işleklikleri göz önünde bulundurularak üretilen F klâvye, Türkçeye en uygun klâvyedir. Yaklaşık 30.000 kök kelimenin ölçü alındığı bir değerlendirmede Türkçede en çok kullanılan harfler olan (A) harfi 26.323, (E) harfi 16.308, (K) harfi 13.542, (İ) harfi 13.384, (M) harfi 92.263, (L) harfi 10.496, (T) harfi 9669, (R) harfi 8698 kez geçmekteydi. Bu oranlar göz önünde bulundurularak harfler, F klâvyede en uygun yerlere yerleştirildi. Q klâvyede ise Türkçede en çok kullanılan harfler klâvyenin en ücra köşelerine dağıtılmış durumdadır. Buna karşılık, Türkçede 30.000 kelimede sadece 125 defa geçen ve en az kullanılan harf olan j harfi, Q klâvyede en uygun yere konulmuştur. F klâvyede bu harfin yerinde Türkçede en fazla kullanılan, ünsüz olan (K) harfi bulunmaktadır. Bu çalışma, Bakanlıklar Arası Standardizasyon Komitesi tarafından 20 Ekim 1955 tarihinde F klâvyeyi, Standart Türk Klâvyesi olarak onaylamış, daha sonra Türk Standartları Enstitüsü ile Devlet Malzeme Ofisi de bu kararı benimsemiştir. F Klâvyenin Üstünlüğü İlk defa 1965’te Paris’te yapılan Dünya  daktilografi şampiyonalarında rekor kırarak şampiyon olan Türk Millî Takımı, o günden beri yapılan uluslararası daktilografi yarışmalarında, F klâvye ile rakip tanımamakta ve rekor üstüne rekor kırmaktadır. Bugüne kadar yapılan uluslararası yarışmalarda takım hâlinde hep birinci olan Türk Millî Takımı, ülkemize 34’ü rekor olmak üzere, toplam 80 şampiyonluk kazandırarak, dünyada bu alanda en çok şampiyonluk kazandıran takım olmuştur. Diğer klâvyelerle kıyaslandığında birçok üstünlüklere sahip F klâvyenin tartışmasız en önemli özelliği kullanıcılara hatasız ve hızlı yazma fırsatı vermesidir. Bundan dolayı mahkeme zabıt kâtipleri, avukatlar, gazeteciler ve bunun gibi görevleri hızlı yazı gerektiren meslek sahipleri, bütün engellere rağmen F klâvyeli bilgisayarları tercih ediyor. Fatih Projesi ile on beş milyon F klâvyeli, tablet bilgisayarın dağıtılması ve okullarda bilgisayar eğitiminin F klâvye olarak verilmesi, 10 Aralık 2013 Tarihli Başbakanlık Genelgesi’yle kamu kurum ve kuruluşlarında F klâvye kullanımının mecburi hâle getirilmesi, Türkiye’de F klâvyenin yeniden yaygınlaşmasını sağlayacaktır. Ülkelerin ve firmaların kıyasıya yarıştığı; yeni keşiflerde bulunmak, ürünlerinde farkındalıklar oluşturmak için Ar-Ge’ye çok büyük kaynaklar aktardığı günümüz dünyasında, Q klâvye ile kıyaslandığında birçok üstünlüğe sahip F klâvyeye karşı, eften püften gerekçelerlekarşı çıkmak doğru değildir. Alışkanlıklarımızı savunmadan önce klâvyeler hakkında doğru bilgiye sahip olmamız, yararları ve zararları hakkında yeterli bilgiye sahip olduktan sonra görüşlerimizi ortaya koymamız gerekmez mi?

Tamamını okumak için TIKLAYINIZ   <<<<<<<<<<<<<<<



Kaynak: TÜRKİYE DİL VE EDEBİYAT DERNEĞİ

Ana Kaynak:
http://www.tded.org.tr/qklavyeyemahkumdegiliz-ekremerdem-3091





Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      107 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın